Osteopeni Nedir? Düşük Kemik Mineral Yoğunluğu

Osteopeni Nedir ? Düşük Kemik Mineral Yoğunluğu
Osteopeni Nedir ? Düşük Kemik Mineral Yoğunluğu

Osteopeni nedir ? Osteopeni normal referans değerlerine göre düşük kemik yoğunluğu için kullanılan klinik bir terimdir.

Osteopeni Nedir?

Osteopeni nedir? Osteoporoz nedir? Osteopeni için kemik mineral yoğunluğunda yaşanan düşüklük, osteoporoz tanısı koyabilecek kadar yeterli değildir. Osteoporoz tanısı için, osteopeniden daha düşük kemik yoğunluğu gereklidir. Kemik mineral yoğunluğu dual enerji x-ray absorbsiyometri kemik testi ile yapılır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından -1 ile -2.5 arasındaki t-skoru osteopeni tanısı için, -2.5’tan daha düşük t-skoru ise osteoporoz tanısı için belirlenmiştir. Düşük kemik mineral yoğunluğu değerleri, kemiklerin mikro yapılarında gerçekleşen aksaklıkların yansımalarıdır.

Osteopeni nedir ? Örneğin kalsiyum ve D vitamini eksikliği gibi pek çok faktöre bağlı olabilecek şekilde ortaya çıkan, kemik mineral yoğunluğunun normal referans değerlere göre düşük olmasıdır.
Osteopeni nedir ? Örneğin kalsiyum ve D vitamini eksikliği gibi pek çok faktöre bağlı olabilecek şekilde ortaya çıkan, kemik mineral yoğunluğunun normal referans değerlere göre düşük olmasıdır.

Osteopeni Kimlerde Görülür?

Doğumdan yetişkinliğe kadar gerçekleşen kemik mineral kazanımı bireylerin cinsiyetine ve yaşına spesifik olacak şekilde tahmin edilebilir bir yönde ya da eğilimde ilerler. Ergenliğin başlamasıyla kemik mineral birikimi, ergenlikte ulaşılabilecek en fazla boy uzamalarından sonra maksimum seviyeye çıkar.

Kemik mineral birikimi oranları, bu maksimum değerlere ulaşıldıktan sonra erkekler için de kadınlar için de 4 sene civarı kadar en yüksek seviyede kalır. Yetişkinlikte ulaşılacak kemik kütlesinin %95’ine kadınlar 17 yaşında ulaşırken, bu erkekler için 21 yaşa denk geliyor. Bu nedenle, kemik kütlesinin zirve değerlerine, normal şartlarda, otuzlu yaşlara kadar ulaşılıyor.

Zirve kemik kütlesi değerlerine ulaşma konusunda sorun yaşayan bireylerde, ergenlikte ve ergenlik öncesi dönemde bile düşük kemik yoğunluğunun (osteopeni ya da osteoporoz) erken başlangıç durumları ve kemik kırıkları için artan risk ortaya çıkabiliyor. 30 yaşından sonra, dereceli ve doğal bir şekilde kemik kütlesinde azalmalar meydana çıkıyor ve bu durum otuzlu yaşlardan sonra yaşamın geri kalan kısmında da devam ediyor.

Sebepleri Nelerdir?

Kemik mineralizasyonu yaklaşık olarak %80 oranına kadar genetik ya da kalıtsal faktörlere bağlıyken; ağırlık kaldırma içeren egzersizler, beslenme (yeteri kadar kalsiyum ve D vitamini), vücut kütlesi ve hormonal farklılıklar gibi faktörlere de bağlı olabiliyor.

Osteopeninin ve osteoporozun formlarının yetişkinlikte giderek artan şekilde gerçekleşen doğal kemik kaybının birincil ya da primer sebepleri olduğu düşünülüyor. İkincil sebepler ise alkol bağımlılığı, sigara, hareketsiz bir yaşam stili, boya göre fazla zayıf olmak (18.5 kg/m2 altında bir vücut kitle endeksine sahip olmak) gibi sıralanıyor ve bu sebepler kemik kaybı sürecini hızlandırıyor. Beyaz ırk ve Asya ırkı da daha riskli grupta yer alıyor.

Genel sağlık problemleri ve bazı ilaç kullanımları da ikincil sebepler arasında kabul ediliyor. Bu genel sağlık problemlerine hiperparatiroidizm, anoreksiya, malabsorpsiyon sendromları, hipertiroidizm, kronik böbrek yetmezliği, hipogonadizm, amenore, oligomenore, erken menopoz ve D vitamini ya da kalsiyum eksikliği gibi kronik durumlar örnek olarak sıralanabilir. Fazla glukokortikoidler, uzun süreli steroid kullanımı, valproik asit, proton pompası inhibitörleri, antiepileptikler ve kemoterapi ilaçları ise ikincil sebeplerden ilaç kullanımları arasında yer alıyor.

Ne Kadar Yaygın?

Günümüzde 34 milyon Amerikalı osteopeni tanısı ile yaşıyor. Yaşlı nüfusu giderek artan ülkelerde ise hastalığın görülme ihtimali de artıyor. Örneğin 2010 ile 2030 yıllar arasında, 65 yaş ve üstü nüfusun Amerika nüfusuna oranının %13’ten %20’ye yükselmesi bekleniyor. 2020’nin sonuna kadar öngörüler 47 milyon Amerikalının osteopeni tanısı ile hayatına devam etmek zorunda kalacağına işaret ediyor.

Osteopeni nedir ve ne sıklıkla görülür ? Bazı ülkelerde yaşlı nüfus oranının artmasıyla birlikte hastalığın görülme sıklığı da artıyor.
Osteopeni nedir ve ne sıklıkla görülür ? Bazı ülkelerde yaşlı nüfus oranının artmasıyla birlikte hastalığın görülme sıklığı da artıyor.

Genel olarak bakıldığında ise, hastalığa kadınlarda erkeklere göre 4 kat daha fazla rastlanıyor ancak erkeklerde düşük kemik yoğunluğunun ikincil sebeplerinin görülme oranı daha yaygın. İkincil osteopeni her yaşta görülebilirken, hastalığın başlama ihtimali belli alt gruplarda ve belli şekillerde tahmin edilebilir yönde değişkenlikler gösteriyor.

Kemik kırık kazaları hastanın yaşam kalitesine önemli ölçüde zarar verirken, sağlık sistemini de finansal açıdan negatif olarak etkiliyor. Sadece Amerika’da senede kabaca 2-3 milyon kırık vakaları meydana geliyor ve dünyada ise bu sayı yaklaşık olarak 9 milyon civarında.

Nasıl Meydana Geliyor?

Osteopeni, osteoklast-osteoblast aktiviteleri arasında meydana gelen dengesizlik ile ortaya çıkarken, bu olaylar kemik kütlesinde azalma ile sonuçlanıyor. Kemik kütlesinin zirve değerlerine ise, hem erkekler hem kadınlar için, otuzlu yaşlardan hemen önce ya da otuzlu yaşların başında ulaşılıyor.

Histopatoloji

Histolojik preparatlarda ise oldukça incelmiş trabeküla, azalan osteon büyüklüğü ve genişlemiş havers kanalları ve ilik boşlukları ile karşılaşılıyor.

Toksikokinetik

Bifosfonatlar tedavi için en çok kullanılan ilaç grubudur. Uzun süreli kullanımda ise 2 büyük klinik yan etkileri vardır: çene kemiğinin osteonekrozu ve atipik subtrokanterik femur kırığı.

Hastanın Geçmişi ve Fizik Muayene

Sekonder kemik kaybına yol açabilecek potansiyel risk faktörlerini elemeye yönelik geniş kapsamlı hasta geçmişi alınır ve fizik muayenesi yapılır. Kapsamlı bir sosyal geçmiş aynı zamanda sigara ve kronik alkol kullanımını da içermelidir. Aile geçmişinide osteoporozun olup olmamasına da dikkat edilmeli ve not edilmelidir. Hastaya önceki kırıklar için ve varsa 40 yaşından sonra meydana gelen her türlü kırıklar için sorular sorulur.

Tedavi ve Hastalıkla Mücadele

Osteopeni tedavisi için bireye, sağlıklı bir kemik kütlesine nasıl sahip olabileceği ve bunu nasıl devam ettireceği ile ilgili eğitimler verilir. Bunlar sosyal, çevresel ve yaşam tarzı gibi kemik sağlığını etkileyebilecek faktörlerle ilgilidir.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Tüm hastalar yaşam tarzı değişikliklerinden fayda görebilirler. Kronik alkol kullanımının düşük kemik yoğunluğu ile alakalı olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda hasta sigara konusunda uyarılır ve hastaya düzenli egzersiz programları tavsiye edilir. Örneğin yoga stresi azaltmaya yardımcı olur ve dengeyi, esnekliği geliştirir.

Hastalar günlük kalsiyum ve D vitamini alımına dikkat etmelidirler. National Osteoporosis Foundation günlük 1200 ile 1500 mg arası kalsiyum alımını tavsiye ediyor.

Düşmeleri Engellemek

Düşmeler genellikle evde gerçekleşiyor, kol ve kalça kırıklarının ise %90’dan fazlasına sebep oluyor. Göz bozukluklarının giderilmesi, sakinleştiricilerin ve uyku ilaçlarının kullanımlarının azaltılması ve örneğin kaygan halıların kaldırılması gibi alınabilecek önlemler, düzenli egzersizlerle beraber uygulandığında düşmelerin oranında azalmalar gözlemlenebilir.

Osteopeni nedir ve nasıl önlenir? Düşmelerin önlenmesi kalça kırıklarının önlenmesi konusunda oldukça önemlidir. Bunun için, örneğin kaygan halıların kaldırılması gibi önlemler alınabilir.
Osteopeni nedir ve nasıl önlenir? Düşmelerin önlenmesi kalça kırıklarının önlenmesi konusunda oldukça önemlidir. Bunun için, örneğin kaygan halıların kaldırılması gibi önlemler alınabilir.

Tedavi Tavsiyeleri

Düşük kemik yoğunluğuna ek olarak omurilik ya da kalça kırıkları varsa ilaç tedavisinin uygulanması tavsiye edilir. Omurilik ile ilgili olmayan kırıklar için tedavi tavsiyeleri değişkenlik göstermekle beraber şu şekilde sıralanabilir:

  • National Osteoporosis Society kırık geçmişi olan tüm postmenopozal kadınlar için tedavi başlatılmasını tavsiye ediyor.
  • National Osteoporosis Foundation omurilik ile ilgili olmayan kırıkları olan hastalar için ise DXA taramasının uygulanmasını tavsiye ediyor. İlaç tedavisinin uygulanıp uygulanmayacağına karar vermek için ise t-skoruna bakılmasını öneriyor: osteopenik (t-skoru -1 ile -2.5 arasında) olan hastalar için ilaç tedavisi uygulanmıyor.

Hasta Takibi

Tedavi süresi kullanılan ilacın sınıfına göre değişebiliyor. Teriparatid kullanımının ve hormonal terapilerin, ani kemik kayıplarının önlenmesi açısından, yakından takip edilmesi gerekir. Aynı zamanda uzun süreli bifosfonat kullanımlarının da dikkatlice takip edilmesi gereklidir.

Osteopeni nedir ve nelere dikkat etmek gerekir? Hastanın ağırlık kaldırma içeren egzersizler konusunda uyarılması gerekebilir ve hasta bu tarz egzersizler konusunda dikkatli olmalıdır.
Osteopeni nedir ve nelere dikkat etmek gerekir? Hastanın ağırlık kaldırma içeren egzersizler konusunda uyarılması gerekebilir ve hasta bu tarz egzersizler konusunda dikkatli olmalıdır.

Hasta bifosfonat kullanıyorsa ve hafif kalça rahatsızlığı varsa bunlara dikkat edilmelidir:

  • Hasta ağırlık kaldırma içeren egzersizlerin riskleri konusunda bilgilendirilmeli ve ağırlık kaldırma egzersizlerini bırakma konusunda uyarılmalıdır.
  • Kalça kemiğinin radyografileri incelenir. Kalça ağrısı, atipik femur kırığının bir işareti olabilir.
  • En kısa zamanda bifosfonat kullanımının bırakılması.
  • Önlem alma açısından yapılabilecek operasyonlar için bir ortopedi cerrahına yönlendirilmelidir.

Beslenme alışkanlıklarımız sağlığımızı her açıdan etkiliyor. İyi bir beslenme alışkanlığı sağlıklı bir bedene sahip olmanın en önemli başlangıçlarından olabilir. Kalp sağlığınız başta olmak üzere genel sağlığınız için kalbe faydalı olan yiyecekler ile ilgili yazımızı sitemizden okuyabilirsiniz.

Ketojenik diyet nedir biliyor musunuz? Öğrenmek isterseniz sitemizde ilgili yazımızı bulabilirsiniz.